sv

A’mâk-ı Hayal

avatar

alternatifevrenim

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

”Kalıcı ve ebedi olmadıktan sonra bu güzellikler ne işe yarar? Bu kadar güzelliği gören insan hem de insanların belki binde biriyken, insanda ebedilik var mı? Yerküre dediğimiz bu geçici ikametgahı derin bir hüzne kapılmadan seyretmek acaba mümkün mü? Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Temiz bir inancın pek güzel cevap verdiği bu soruya akıl ve fen cevap vermiyordu.”

Kitabın baş karakterlerinden olan Raci’nin aklını hep bu sorular kurcalamakta. Var olmuş ama niçin var olmuş? Meslek ve ilim konusunda çok ileri gitmiş olan Raci, bu soruların cevabını kendinde bulamıyor ve büyük bir buhrana kapılıyor. Tam o vakitlerde Aynalı Dede ile yolları kesişiyor. Her buluşmalarında Aynalı Dede Raci’ye ney üflüyor ve Raci her seferinde başka alemlere giderek çok güzel tecrübeler ediniyor. Hakikatı aradığı bu yolda bir nebze de olsa hakikati yaşıyor. İnsanlar ona deli muamelesi yapıyor, akıl hastanesine düşüyor ama Raci hayatında hiç olmadığı kadar mutlu oluyor çünkü hak ve hakikate ulaşıyor. Kitaptan mükemmel bir alıntıyla yazımı sonlandırıyorum: ”İnsanoğlu o kadar aciz, zayıf ve muhtaçtır ki hayatını ricayla geçirir. Raci demek insan demektir.”

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli