sv

Diz Çök Kalbim

avatar

zezevebulut

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Merhabalar, sizlere duygusal, manen yoğun hisler barındıran bir paylaşımla geldim. Kitabın aşırı kalınlığını herkes gibi benimde gözümü korkutsa da okumaya başladığınızda su gibi akıp gittiğini fark edeceksiniz. Hayatımda belki ilk defa bu kadar kalınlıkta kitap okumuş olabilirim. Kendimi bu yönden tebrik ederken eserin içinde bulunan alıntıları da kaçırmayıp tek tek özenle altını çizmiş bulundum. Tek olumsuz düşüncem kitabın sayfa yapraklarının hasar görmesiydi. İçeriği hemen ayrılmaya sayfalar kopmaya başladı okurken ve bu beni çok üzdü…

Kitabın konusundan bahsedecek olursam; Hanna isimli evli bir bayanın hem içsel hemde dışsal yaşamını gözler önüne seren bir eserdi. Hanna kendi iç dünyasında kayıplar yaşarken herşeyden bir anda uzaklaşıp kendi mabedine gömülüyor. Kendini İlahi aşkı ararken buluyor ve bu yolculukta ona eşlik eden eşi Ferma ve kızı Afra onu bir an olsun yalnız bırakmak istemiyorlar. Müslüman olan bu aile yaşadıkları yerde din ırk ayrımına maruz kaldıkları zamanlarda Hanna oradan oraya savrulurken Thomas Amcası ve can arkadaşı olan Corline’den destek almak istiyor.

Kitabın ilerleyişinden memnun kalsam da Hanna’nın kendini oradan oraya savurganlıkları beni sıkmaya başladı ama sonunuda merak ettiğim için elimden bırakamadım kitabı. Ferma gibi bir eşe sahip olmayı çok isterdim cidden. Adam her şeyde karısının yanında oluyor ve daima sevgisi ile onu adeta kutsuyor. Böyle bir eş de zaten kitaplarda olurdu anca diyorum ve söyleyeceklerimi burada sonlandırıyorum.

Alıntılar;

“Gözyaşlarını susturabilir insan; kalbini ise asla…”

“Kalpten kalbe yol olduğunu ama o yolun hep özleyip, bir gün kavuşma umudundan geçtiğini’ anlatmıştı onlara.”

“Bazen kendini bulmak, kendini kaybetmekten daha çok acı verir.”

“Işığı hiç bilmeyenler için karanlıklar aydınlıktı.”

10/10

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli