sv

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

avatar

okumayameftun

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

İnce olan bu kitap okuyucuları doyurucu bir üsluba sahipti. Konusu bakımından, Dili bakımından gayet güzel ve akıcı bir kitaptı. Her sayfanın altında bir dipnot vardı çünkü kitabın içerisinde çok fazla yabancı kelime kullanılmıştır ama bu kesinlikle okuyucuyu rahatsız edecek derecede değildi. Kitap kesinlikle insan ruhunu ve duygularını öyle derinliklerinde hissedip anlatmış ki karakterle ister istemez bütünleşiyorsunuz. Kitap aslında tamamen yaşananların dışında insan psikolojisini öne süren bir kitap. Kesinlikle acının ve hızlı Rabın kitabı olarak da bunu söyleyebiliriz. Romanımızın genç kahramanı, ayağındaki rahatsızlıktan kurtulmak için sayısız derecede operatörleri görünür. Doktorlar ise hem istirahat etmesi gerektiğini, hem güzel yemek yemesi gerektiğini, hem de baston kullanması gerektiğini söylese de kahramanımız bunların hiçbirini yapmamaktadır. Erenköy’deki köşkünde yaşayan akrabalarından olan Paşa kahramanımızı bir süre yanında misafir etmektedir. Hem buradan hastaneye gitmesi hem de güzel bakım yapılması açısından kalması gerektiğine karar verilmiştir. Paşa’nın kızı olan Nüzhet kahramanımızın dikkatini farkında olmadan da çekmiştir. Aşık olmadığını söyler fakat yanında da kendisini mutlu hisseder. Fakat duyduklarına göre bir doktor Nüzhet’e talip olmuştur. Yaşadıkları bu olaylardan sonra kahramanımız kendine iyice eziyet eder. Yemek yemez, ayağının üstüne basarak yürür. Peki ne olacak? Bu ızdırabından kurtulabilecek mi? Nüzhet ile evlenecek mi? İyileşecek mi? Gerçekten insan psikolojisini çok iyi anlatan bir eser. .

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli