sv

Milenaya Mektuplar

avatar

_1okur

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Mutsuzluklarıyla tanıdığımız Franz Kafka. Mutsuz sonlu hikayeleri, babasına karşı duyduğu nefreti ve hatta rüyasında babasını kabuslarla gördüğü geceleri bizlere anlatan kendine özgü bir tarzı olan modernist bir yazar. Bulunduğu dönemde yazdıklarını beğenmeyen ve bir hiç olarak tanımlayan, sürekli tekrar eden hastalıklarıyla uğraşan, monoton bir büro hayatı olan ve hatta en yakın arkadaşı Max Brod’a öldükten sonra eserlerini yok etmesini vasiyet eden lakin arkadaşının bu eserlere kıyamamasından kaynaklı şu an elimde olan Milena’ya Mektuplar.
Bu kitapta sadece Kafka’nın Milena’ya yazdıkları mektupları okuyabiliyoruz. Karşılıklı bir mektuplaşma okuyacağını düşünenlerin bilmesi gerekir. Kafka Milena’dan gelen mektupları okuduktan sonra yakıyor.
Milena, Kafka’nın Çekçedeki tercümanıdır. Zaten tanışmalarına vesilen olan olayda bu. Milena yazdıklarını Çekçeye çevirmek istediğini söylemek için Kafka’ya ulaşır. Bu şekilde aralarında bir mektuplaşma başlar. Mektupları okurken tek taraflı bir mektup okuduğunuz için karşı tarafa yazılanlar sonucunda Milena’nın yazdıklarını ve karakterini tahmin etmek durumunda kalıyorsunuz. Hatta zannımca birazda hayal gücünüzle siz yazıyorsunuz. Bu da oldukça keyifli.
Milena mektuplaştıkları dönemde evli bir kadın. Fakat eşinin onu defalarca aldatmasından dolayı ayrılık öncesi döneminini görüyoruz.
Franz Kafka yaşadığı dönemde yazdıklarının karşılığını alamamış bu yüzden de kendini elem içinde bir yalnızlığa bırakmıştır. Zaten genç yaşta hayatının sonu da bu şekilde gelmektedir.
Daha önce Kafka okumayanlara şahsi fikrimi söyleyecek olursam, bu kitapla birlikte Kafka’yla tanışmanızı önermem. Tabiki bu durum kişisel farklılıları kapsamaz. Mektup okumaktan hoşlanmayan kimseler önceliği Kafka’nın başka kitaplarına vermeli ve böylesine güzel bir yazarla bizi tanıştıran Max Brod’a teşekkür etmelidir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli