sv

Nazım Hikmet Ran / Berkley

avatar

kitapgraf

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Behey

Berkley!

Behey on sekizinci asrın filozof peskoposu.

Felsefenden tüten günlük kokusu

                       başımızı döndürmek içindir.

                       Hayat kavgasında bizi

                       dizüstü süründürmek içindir.

Behey

Berkley,

Behey Allahın

               Cebrail şeklindeki Ezraili,

Behey on sekizinci asrın en filozof katili!

Hâlâ geziyor İskoçya köylerinde

                     adımlarının sesi.

Hâlâ uluyor adımlarının sesine

                      tüyleri kanlı bir köpek.

Hâlâ

    her gece titreyerek

                    görüyor gölgeni İskoçya köylüleri

                                                                       evlerinin

                                                                           camlarında!

Hâlâ

    kanlı beş parmağının izi var

           o beyaz buzlu camlar gibi şimal akşamlarında!

Behey

Berkley!

Behey meyhane kızlarının kara cübbeli kavalyesi,

                                       Kıralın şövalyesi,

                                       sermayenin altın sesi,

                                       ve Allahın peskoposu!

                           Felsefenden tüten günlük kokusu

                                       başımızı döndürmek içindir.

                           Hayat kavgasında bizi

                                       dizüstü süründürmek içindir!

Her kelimen

                kelepçelerken

                                      bileklerimizi,

kıvrılan

          bir yılan

               gibi satırların

                           sokmak istiyor yüreklerimizi.

Beli hançerli bir İsaya benziyor resmin.

Sivriliyor kitaplarından ismin

                                 sivri yosunlu ucundan

                                                       kızıl kan

                                                         damlıyan

                                                              yeşil bir diş gibi.

Her kitabın

           diz çökmüş önünde Rabbın

                            kara kuşaklı bir keşiş gibi..

Sen bu kıyafetle mi bizi kandıracaktın,

                                             inandıracaktın?

Biz İsanın vuslatını bekleyen

                                  bir rahibe değiliz ki!

Behey

Berkley!

Behey tilkilerin şahı tilki!

Çalarken satırların zafer düdüğü,

küçük bir taş parçasının en küçüğü

     imparatorların imparatoru gibi çıkınca karşısına,

     hemen anlaşmak için

                          bir kapı açıyorsun,

     binip Allahının sırtına

                             soldan geri kaçıyorsun!

     Kaçma dur!

     Her yol Romaya gider,

                — bu belki doğrudur —

     fakat

             fikri evvel gören her felsefenin

                     safsata iklimidir yelken açtığı yer!

     Bu bir hakikat

                 — hem de mutlak cinsinden — !

İşte sen

     işte senin felsefen:

Sen o sarı kırmızı rengini gördüğün

                   cilâlı derisine parmaklarını sürdüğün

                             parlak

                                 yuvarlak

                                         elmaya:

                                             «Fikirlerin bir

                                                        terkibidir,»

                                                                     diyorsun!

Dışımızda bize bağlanmadan

                               var olan

                                      varlığı

                                            inkâr ediyorsun!

Şu mavi deniz

    şu mavi denizde yüzen beyaz yelkenli gemi,

kendi kendinden aldığın fikirlerdir, öyle mi?

Mademki kendi fikrindir yüzen gemi,

mademki kendi fikrindir umman,

ne zaman var,

             ne mekân!

Ne senin haricinde bir vücut

                     ne senden evvel kimse mevcut,

                             ne senden sonra kâinat baki

bir sen

     bir de Allah hakikî.

Lâkin ey kara meyhanelerin sarhoş papazı!

Senin dışında değil miydi

kıllı kollarında kıvranan meyhanecinin kızı?

Yoksa kendi altında sen

                     kendinle mi yattın?

Diyelim ki senden evvel baban yok

                                      İsa gibi.

Yine fakat bacakları arasından çıktığın

                                Meryem gibi bir anan da mı yok!

Diyelim ki yapyalnızsın

                       Turu Sinada Musa gibi,

ne yazık! Tevratını okuyan da mı yok!

Çok yalan söylemişsin çok.

Sen emin ol ki Berkley

       — olmasan da zarar yok —

               bu şi’re benzer yazıda hissene düşen şey:

                               biraz alay

                                     biraz şaka

                                             ve birkaç tokat

                                                 — eldivensiz cinsinden —

Neyleyim?

       Neş’e kavganın musikisidir.

Kavgada kuvvetini kaybetmiş gibidir biraz

                              neş’enin çelik ahengini duymayan adam;

neş’e … iyi şeydir vesselam,

                                        — baş döndürmezse eğer —

ve işte bizimkiler

                    güldüler mi,

                                   ağız dolusu gülüyorlar.

Kabahat onların kuvvetinde:

                                          yoksa ne sende

                                                                ne de bende!

Dinle Berkley!

— dinlemesen de olur —

Biz dinleyelim:

Beynimiz bal yoğuran

                         bir kovan.

Ona balı dolduran

                        arıdır hayat.

Aldığımız hislerin

                           sonsuz derin

                                     pınarıdır kâinat!

Kâinat geniş

                  kâinat derin

                        kâinat uçsuz bucaksız!

Biz onun parçaları,

     biz ondan doğan bir sürü bacaksız!

Biz o bacaksızların

   — anasını inkâr etmeyen cinsi —

Çünkü biz

    emredenlere emir verenlerden değiliz!

Bağlıyız toprağa

               kalın halatlar gibi kollarımızla!

Çelik dişleri şimşekli çarklılar

         koparırken kara toprağın esrarını,

biz

  seyretmedeyiz

          cihan içinden cihanların

                                     doğuşunu;

          kehkeşanların

              gümüş aydınlığında!

Görmüşüz,

       görmedeyiz

           yılların yollarında toprak oluşunu

                                              kızıl kadife dudaklı kızların!

Çiziyor hareketi gözlerimize

                             sonsuz maviliklerde

                                       kuyrukluyıldızların

                                              sırma saçlarından kalan izler.

Her habbe koynunda bir kubbeyi gizler!..

Şu denizler,

şu denizlerin üstünde denizler gibi esen,

                          rüzgârların uğultusu.

Şu ipi kopmuş

        inci bir gerdanlık gibi damlayan su,

                              şu bir damla su,

uzaklaştıkça, yaklaşılan

                                       hakikati gizler..

Her yeni ummanla beraber

               bir yeni imkân!

Kâinat geniş

             kâinat derin

                     kâinat uçsuz bucaksız!

Behey!

Berkley!

Behey bir karış boyuna bakmadan

                Karpatları inkâr eden cüce!

Ahrete gittiysen eğer

              oradan bir taç gönder,

süslemek için Allahının kafasını!

Fakat buradan

      topla hemen tarağını tasını,

                       Haraç mezat!

                          Haraç mezat!

götür pazara bir pula sat:

Topraktaki saltanatın

                        göğe çıkan tahtını!

Yok üstünde tabiatın

                  tabiattan gayri kuvvet!..

Tabiat geniş

                 tabiat derin

                          tabiat uçsuz bucaksız!..

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli
Boğazlıyan escort bayan Ilıca escort bayan Avsallar escort bayan Çorlu escort bayan Gediz escort bayan Çaycuma escort bayan Armutlu escort bayan Bayramiç escort bayan Aybastı escort bayan Ayvalık escort bayan Akdağmadeni escort bayan Evren escort bayan Avsallar escort bayan Çerkezköy escort bayan Emet escort bayan Alaplı escort bayan Altınova escort bayan Ayvacık escort bayan Altınordu escort bayan Altıeylül escort bayan Sakarya mutlu son Polatlı mutlu son Serdivan mutlu son Sungurlu mutlu son Suluova mutlu son Samsun mutlu son Sarıyer mutlu son Söke mutlu son Suşehri mutlu son Taşköprü mutlu son Silifke mutlu son Meram mutlu son Etiler mutlu son Çanakkale mutlu son Fethiye mutlu son Çankaya mutlu son