sv

Yasemin

avatar

_1okur

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Fars edebiyatına ait ilk kez bir eser okuyorum. Çokça memnun kaldığım söylenebilir. Kitaba ismini veren şahsiyetle kitabın ortalarında karşılaşıyoruz. O zamana kadar da Behzat ve Fernuş hanımla meşgul oluyoruz. Behzat aramakla bulunmayacak kadar beyefendi ve asil fakat maddi açıdan diplerde bir kahramanımız. Varsın olsun diyorum kitabın son sayfasına kadar. Fernuş Hanımsa hanımefendi, zarif lakin zengin bir ailenin milyon tümenlere sahip biricik kızı. Keşke fakir ama mutlu olsaydı. Aslında böyle anlatınca klasik bir Türk dizisi gibi geliyor kulağa. Fakir oğlan zengin kız ve imkansız bir aşk. Lakin okurken sizi sıkmıyor ve klişe olması üzmüyor. Çünkü beni sayfalar arasında kahkahalara boğan Kave adında bir arkadaşı var Behzat’ın. Sanırım hayatımda hiç bu denli komik birini tanımamıştım. O kadar çok güldüm ki bazı yerlerde gözümden yaş geldi.
Kitapta hayat gibi işte her daim gülmenize ve ya her zaman ağlamanıza müsaade etmiyor. Beni güldüren Kave olsada ağlatan Hidayet Bey idi. Gerçek adını bilmiyorum. Oda bilmemizi istemiyormuş ki söylemedi. Varsın olsun, hikayesi bana fazla fazla yetti.
Ah Yasemin! Bekle sana geliyorum sırayla. Seni en sona bıraktım ki söyleyeceklerim uzun. Ne nankörmüşsün ama! İnsan bazen saadeti bulsa da açgözlülükten daha fazlasını istiyor ve elinde hiç bir şey kalmıyor. Ama sen şanslısın. Seni her daim seven bir eşin vardı yanında. Lakin kıymet bilmedikten sonra neye yarar. Hem mutsuz oldun, hem mutsuz ettin.
368 sayfa bu şekilde geldi geçti. Sizi de şöyle diğerlerinin yanına alalım. Şöyle en sevdiklerimin.
Bu kitabı sen bitirdiğin için son sözlerimi senin için yazıyorum Kave. İşte hayat senin gibi içten gülebilen ve güldüren insanlara dahi acımıyor. Beni böyle güldürdüğün için teşekkür ederim ..

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli