sv

Yere Yakın Yıldızlara Uzak

avatar

zst.sanalayrac

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

“İnsanlar olarak böyleyiz, değil mi?

Vaktimiz olduğunu düşünerek her şeyi erteliyoruz. İyiliği, mutluluğu, sevinci, sevdiğimize onu sevdiğimizi söylemeyi… Fakat zamanımızın az olduğunu bir şekilde öğrendiğimizde o küçücük zamana çaresizce her şeyi sığdırmaya çalışıyoruz. Keşke biraz içimizden geldiği gibi yaşasak.”

Ah Oğuzaşkım…

Öncelikle hiçbir şeyi ertelemeyin. Hayat ertelemek için çok geç ben bu kitaptan direkt olarak bunu çıkardım. Her gün ansızın bir deprem, trafik kazası veya çok daha farklı şeyler geliyor insanların başına. Bu yüzden seven sevdiğine bir papatya alsın 🙂

Selaam! Yere Yakın Yıldızlara Uzak kitabı yorumu ile geldim bu sefer de. Şöyle ki tek kelime ile mükemmel bir kitaptı. Rs’den çıkarabilecek, tek günde bitebilecek bir kitap. Akıcı dili, her ayrıntısına kadar özenle işlenmiş karakterleri vardı. Sadece 225 sayfa ama pek çok şey anlatıyor. Aslında çok şey anlatmıyor ama anlayana anlatıyor da…

Kitabın konusuna gelirsek bir gün okula gitmek için metroya binen 13 öğrenciyi ve metronun çökmesi ile yaşadıklarını anlatıyor. Açlık, susuzluk, özlem, ölüm…

Hepsi maalesef teker teker, yavaş yavaş ölüyor. Maalesef…

Kitaptaki tüm karakterler en ince ayrıntısına kadar işlenmiş yani kısa ama içine bir ömür sığdırılmış kitabın. Beni çok etkiledi kitap, içinde olduğumu düşündüm okurken.

5/5 ve son olarak söyleyeceğim şey best-seller kitaplar seviyorsanız okuyun, okutturun.

Arka Kapak

*Her kalp atışının bir hikâyesi vardı.*

Bestegül her sabah yaptığı gibi, o sabah da okula gitmek için evden ayrıldığında, kaderinin on üç diğer insanla birleşeceğini henüz bilmiyordu. O sabah metroya bindi ve son durağa kadar seyahat etti fakat son duraktan çıkamadı. Onunla beraber diğer on üç kişide metro istasyonunda mahsur kaldı ve o an ortak hikâyelerinin ilk kalp atışı kulakları sağır etmeye başladı.

Enkaz altında mücadele etmeleri gereken şeyler vardı.

Açlık, susuzluk, özlem, keder, hüzün, ölüm…

Kalpleri korkuyla çarparken ansızın aralarından biri öldü ve diğerleri de ilginç sebeplerle onu bir bir takip etti. Tüm bu ölümler kalplerinde ve beyinlerinde derin izler bırakırken, yapabildikleri tek şey enkaz altından kurtarılmayı beklemek oldu.

Şimdi birimiz buradan çıkacak, kurtulacak. Çekildiğimiz fotoğrafları alıp bir çerçeveye koyacak, çerçeveyi bir duvara asacak, geçip karşısına bizi izleyecek. Zaman o anda donacak. Şimdi birimiz sağ kalacak ama solu ölmüş olacak. Birimiz, birimizin duvarına asılmış bir çerçevenin içinde yaşlanacağız. Birimiz için şarkı bitecek, fakat her ikimiz de dans etmeyi bırakacağız.

Anlıyor musun?

Anlamıyorsun.

Çünkü beni duymayı bıraktın.

Zaten, ben de konuşmayı…

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli
Boğazlıyan escort bayan Ilıca escort bayan Avsallar escort bayan Çorlu escort bayan Gediz escort bayan Çaycuma escort bayan Armutlu escort bayan Bayramiç escort bayan Aybastı escort bayan Ayvalık escort bayan Akdağmadeni escort bayan Evren escort bayan Avsallar escort bayan Çerkezköy escort bayan Emet escort bayan Alaplı escort bayan Altınova escort bayan Ayvacık escort bayan Altınordu escort bayan Altıeylül escort bayan Sakarya mutlu son Polatlı mutlu son Serdivan mutlu son Sungurlu mutlu son Suluova mutlu son Samsun mutlu son Sarıyer mutlu son Söke mutlu son Suşehri mutlu son Taşköprü mutlu son Silifke mutlu son Meram mutlu son Etiler mutlu son Çanakkale mutlu son Fethiye mutlu son Çankaya mutlu son